6 Şubat 2014 Perşembe

BEREKETZADE'YE GÖRE 1878'DE NADİR KASABASI



1878 Yılında Akşehir Kaymakamlığı yapan Bereketzâde İsmail Hakkı, Akşehir’de yaşadıklarını Yad-ı Mazî isimli bir kitapta toplamıştı. Bu kitabın 246 inci sayfasında Nadir (Atakent) kasabasını anlatmaktadır. İşte Bereketzâde İsmail Hakkının kaleminden Nadir:
“Akşehir’e İstanbul cihetinden bir saatlik mesafede ve dağ eteğinde bulunan Nedr (istinbatıma göre Nadirden hafifletilmekle yapılmış olacak) köyü de burada bilhassa anılmaya değerdir. Köy bağ ve bahçeler içerisindedir. İçinden buz gibi sular çıkar, kaynaklar var. Bu kaynaklardan birinin suyu o kadar soğuktur ki en zinde ve kuvvetli olanlar ellerini beş altı dakikadan ziyade içinde tutamazlar.
Bu köyün üstündeki yaylada yerleşik Yörükler bir aralık bize, yaylada ziyafet vermişlerdi. Biz atlar üzerinde tam bir ihtiyatla yukarıya çıkarken Yörük kadınları, bir ucu boyunlarına takılı yün yumaklarını elleriyle bükerek bir bulvarda yürür gibi inip çıkıyorlardı.
            Yaylaya çıkınca kendimizi başka bir cihana girmiş bulduk. Kayanın birinde üç dört metre yüksekliğinde takriben yirmi santimetre kutrunda bir su dökülüyor, bu billur sütunun altında Yörük çocukları gelip geçerek oynuyorlar. Suyun mecrasında söğüt ağaçları, bir kısmında ise bir takım muhtelif cinste bodur ağaçlara sarılmış asma dalları, öbür cihette cana can katan bir çimenlik Yörük kızları tarafından örülme kilimler, seccadeler bu çimenliğin üstüne serilmiş Taze kavrulmuş kahveler ikram edildikten ve biraz istirahat edildikten sonra, bu letafet Firdevsi’nde yemek yedik. Yemeğimiz: Has Yufka ekmeği ile saç kavurması ve tahta sofranın etrafına dizilmiş halis tereyağı, kaymak, bal idi. Yemekten sonra namazlar kılındı, tatlı bir uykuya dalındı, biraz daha gezildikten sonra akşamüstü döndük.

MİLLİ MÜCADELEDE YARDIMSEVER AKŞEHİRLİLER




           Düşman işgaline uğramış olan yurdumuzu, bu işgalden kurtarıp bağımsızlığa ulaştıran Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde bütün milletimizin yaptığı maddi ve manevi fedakârlıklardır. Batı Cephesi Karargâhı olan Akşehir’de halk, milli mücadeleye her türlü yardımı sağlayarak katkıda bulunmuştur. Tarih sayfalarında yerini alan bu yardımlardan sadece kısa kısa birkaç örnek vereceğiz.
      Sakarya Savaşının en şiddetli şekilde devam ettiği 5 Eylül 1921de Akşehir ve Karamanda bir süvari bölüğü hazırlanarak ordunun emrine verildi.
            Sakarya Savaşı sırasında Akşehir halkı 20 at bağışı ile yardıma katıldı.
1 Ekim 1921 tarihinde meydana gelen deprem Konya köyleri ile Ilgın ve Akşehir’de bir çok vatandaşın evsiz kalmasına yol açtı. Bu deprem halkı maddi ve manevi olarak zor durumda bıraktı.
Şark ve Batıdan Konya’ya gelen muhacirlerin sayısı 50-55 bini buluyordu. Muhacirlerin sadece şehir merkezine değil, Akşehir ve Ilgın kazalarına da gittikleri görülmektedir. Bu Muhacirlere vilayet tarafından Vesika veriliyordu. Bu vesikalarla muhacirlere para, yiyecek ve giyecek yardımı yapılıyordu. Fakat yolsuzlukların önü alınamıyordu. Mesela Akşehir Mal Müdürü Bitlis eşrafından ve 16 nüfuslu olan bir zata bağlanan 1300 kuruşluk maaşı çeşitli güçlükler çıkartarak Valiliğin bütün ikazlarına rağmen ödemiyordu. Ayrıca görevini kötüye kullanan bu şahıs halktan rüşvet alarak iş yapıyordu.
               Bu arada Akşehir ve Isparta havalisinde 700-800 kadar 6 kafilelik bir muhacir grubu memleketlerine gönderilmek için Konya’ya getirildi. Delibaş İsyanı yüzünden bu kafile 1921 kışını Konya’da geçirdi.
               Kırım Türklerinin açlıkla karşı karşıya kaldığı 28 Mayıs 1922 de duyuldu. Ramazan ayı olması nedeniyle Akşehirli birçok hayırsever Fıtır sadakalarını Kırımlı Türklere verilmek üzere Konya Valiliğine teslim ettiler. Ayrıca Kırıma Yardım Komisyonu kuruldu.
Savaştan sonra esir düşen bir çok Yunan askeri ile elde edilen ganimetler bir kısım önce Akşehir’e getirildi. Daha sonra bu esirlerden 20 kadarı ile ganimet alınan üç otomobil Türk bayrakları ile süslü olarak Konya ya getirilerek Hükümet konağı önünde halka gösterildi.
               3-4-5 Eylül 1922 tarihinde Batı Cephesinden gelen bazı yaralı gazilerde Akşehir deki hastanelere yatırıldı. Akşehirli gençler ile Akşehir Kuva-yi Milliye Cemiyeti üyeleri gazilerin karşılanmasında ve hastanelere götürülmesinde fevkalade yardımlarda bulundular. Akşehir halkı hastanede yatan gazileri ziyaret ederek, onlara çay, bisküvi, sigara hediye ederek gazalarını tebrik ettiler.
Burada milli mücadele döneminde Akşehirli yardımseverlerinin yaptığı yardımlardan birkaç örnek verdik. Canı ile malı ile kurtuluş savaşına katılan halkımızın yaptığı yardımlar küçük bir makaleye değil, kitaplara sığmayacak kadar büyüktür.
               Kaynak. Avanas, Ahmet (1998) Milli Mücadelede Konya, Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi


AKŞEHİR ATATÜRK ANITI NASIL AÇILDI?






Akşehir’de yaptırılan Atatürk Anıtı, 20 Haziran 1962de Nasreddin Hoca Festivalinin 1.gününde törenle açıldı. Törene Konya Valisi Rebii Karatekin, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Refik Tulga ve Konya’nın önde gelen kişileri de katıldı.
Şenlik nedeniyle Akşehir’de bulunan Profesör Fuat Köprülü, Milliyetin fıkra yazarı Refii Cevat Ulunay, Ünlü romancı Kemal Tahir, Tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı, Halil Lütfü Dördüncü, Zübük Dergisi sahibi ünlü mizahçı Aziz Nesin, Hikâyeci Meral Çelen, Konya Müzeler Müdürü Mehmet Önder, Spiker Julide Gülizar ve Basın-Yayın film ekibi, Tercüman’dan Yazar A. Rıza Alp, Şair Feyzi Halıcı, Konya Gazeteciler Derneği Başkanı Adil Gücüyener, Cumhuriyet gazetesinden Mücahit Beşer, Y. İstanbul’dan yazar Ahmet Sevinç, Akşamdan karikatürist Nehar Tüblek, Türk Dil Kurumu adına M. Sunullah Arısoy, Doç.Mubin Beken, Hayat dergisinden Ozan Sadıç Silifke ve Bozkır Folklor Ekipleri, İkinci Ordu Bandosu mensupları törene katılanlar arasındaydı(Akis dergisi 1963.
Akşehir Atatürk Anıtının açılış törenini Akşehir’de o devirde de yayınlanan Pervasız Gazetesi, 22 Haziran 1962 tarihli ve 708 sayılı baskısında şöyle anlatmaktadır:
“Erken saatlerde şehirdeki halk Anıt Meydanında guruplar halinde toplanmış, tören saati yaklaştıkça küçük guruplar büyük kalabalık kitlelere çevrilmiş ve bütün Akşehir yedisinden yetmişine kadar ulu önder Atatürk’ün heykelinin açılışına katılmıştır. Muhtelif teşekküller tarafından anıt kaidesine konan çelenkleri müteakip saat 10 da 2. Ordu Bandosunun çaldığı İstiklal Marşı ile tören başlamıştır.
Kaymakamımız Sayın Ali Hasan Özer kürsüye çıkarak Akşehir’in bu mutlu gününe iştirak eden misafirlere hoş geldiniz dedikten sonra Akşehir ve Atatürk’le ilgili veciz bir konuşma yaparak anıt üzerinde emeği geçenlere teşekkür ederek, anıtın açılmasını Vali Sayın Rebii Karatekinden rica etmiştir.
Mikrofona gelen Valimiz veciz bir konuşma ile günün ve Ata’nın önemini belirterek Anıt kurdelesini II. Ordu Komutanı Sayın Orgeneral Refik Tulga’nın kesmesini rica etmiştir.
Kendilerine verilen bu değerli vazifeden dolayı bahtiyarlık hislerini izahla güzel ve veciz bir konuşma yapan Sayın Tulga, Atatürk anıtından sonra Nasreddin Hocanın bir heykelinin dikilmesini Akşehirlilerden beklediğini ifade etmiştir. Konuşmalardan sonra, sayın Tulga ve diğer davetliler anıtın başına gelmişler ve Bandonun çaldığı milli marşlar arasında anıtı açmışlardır.
Bu sırada jet uçakları ve Türkkuşu uçakları da havadan merasime gösteriler yaparak iştirak ediyorlardı.
Anıt Yaptırma Derneği Başkanı Sayın Sadri Çakıroğlu, anıt çalışmalarında emeği geçen Kaymakam Ali Hasan Özer'e ve değerli mimarımız Teoman Sarıkahya ile yardımlarını esirgemeyen hemşerilerimize teşekkür etmiştir.